ANASAYFA

21 Ekim 2019 Pazartesi

Kötü Söz Söyleme Sanatı

Ekim 21, 2019
Kötü sözler söylemek herkesin harcı değildir. Benim dilimin ucuna gelse de yutmasını bilirim. Çünkü ben kimim ki? neyim ki? seni yargılayım . Senin geçtiğin yoldan mı geçtim?Senin yaptıklarına yaşadıklarına mı tanıklık ettim? Ben seni anlık gördüm, ben seni belki hep tanıdığımı sandım ama gel gör ki tanımanın öyle basit olmadığını gösterdin ve döndüm dedim ki" Ben belki en başından bir sürü taviz verdim hep karşındakini düşünmek senin üstüne vazife değilmiş bak seni çok mu düşündüler?"
Iyi ki şehir değiştirmişim iyi ki buraya gelip yuva kurmuşum şükrettiğim birçok şey var eşimi Urfa karışık olduğu için çok görmesemde eve dönmesi yetiyor.  Kısıtlı zamanımız da beni mutlu etmek icin uğraşması evdeki eksikleri tamamlamasi bana arkadaş bulma çabası sevgimi arttırıyor gittikçe büyüyor her küçük çabası bende öyle kökler oluşturuyor ki bu kökler bitmiyor küçük bir yaprak düşse bile yanında binlerce çiçek ve yaprak açtırmasını biliyor insanların içinde de büyük şeyler yeşeriyormuş ne mutlu bu günlere ne mutlu bu güzel emeklere umarım hep sevgi için emek veren insanlar bulur sizleri de...

5 Ekim 2019 Cumartesi

İstemek

Ekim 05, 2019

Şu hayatta şuna inanıyorum kim ne istiyorsa Allah onu ona veriyor.
Arkadaşlarım vardı mal mülk seven mertebeye aşık öyle insanlarla hayat yolunu birleştirdi.
Kimisi kariyeri cok severdi kariyer peşinde koşan kişiyle birleşti.
Kimisi ailesinden uzaklaşmak icin koşar adımlarla gitti başka bir göçebeyle karşılaştı mutlu.
Kimisi Allah korkusu olsun yeter dedi daha güzeli onu buldu.
Ben istedim beni çok sevsin o kadar sevsin ki büyük şeyleri bile gözünü kırpmadan yapsın. O kadar seviyor ki kimsesinin olmadığı şehire ailesini sürükledi.
Kimsemin olmadığı şehire sevgimin cesaretiyle gidiyorum.
Ne istediğinizi unutmayın... Ne isterseniz o gelir sizi bulur.Allah her şeyin en güzelini yazar siz istemesini bilin.

13 Eylül 2019 Cuma

Benim Miladım

Eylül 13, 2019
Şu sıralar kitap ve filmden çok hayatımla ilgili yazılar yazar oldum ama sanırım çok fazla sınanır oldum.Normal de anlatacağı çok şey olan insanlardan değildim başıma öyle büyük şeyler gelmezdi, düzenli hayatım da düzensizlik zor görülürdü. Fotoğraftaki kedicik benim en mutlu ve en mutsuz ayım temmuzdan kalma bu ayda anneme akut pankreas teşhisi konuldu. Ülkemin işini düzgün severek yapan doktorları bu teşhisi 4 Hastane gezdikten sonra yani 4 gün sonra koyabildi. safradaki taşlar çıkmış sonuç o kadar büyümüş ki her gidilen hastane kafalarına göre bir teşhis koymaları  ne bir kan testi ne bir idrar testi istenilmemesi artık çok bilinçli gitmemiz gerektiğini gösteriyor.Kesinlikle eğer ailenizden kanınızdan canınızdan biri acı çektiğinde akıl sağlığınız yerinde olmuyor kukla gibi oluyorsunuz. Ne yöne çevirseler şifayı orada sanıyorsunuz.Ne yazık ki... Hayatım da en zor günüm ilk acildeki bekleyişimdi en samimi  insanlarsa hastane de kaldığımız günler de o yanımızdaki hastalar ve hasta yakınlarıydı ancak aynı acıyı çekenler birbirini bu kadar iyi anlarmış. Sanırım benim en üzüldüğüm en çıkmaza girdiğim anda annem ameliyata girdiğinde abimle köşe kapmaca oynar gibi birbirimizden uzaklaşıp ağlayıp sonra birbirimizi bakışlarımızla sakinleştirmeye çalışmaktı. Hastane de yaşamak cok zor o kadar çok gerçek acılar görüyorsunuz ki hatta o acildeki haykırışları duymak...
Şimdi hepsi bir anı yaşandığına bile inanamıyorum şükürler olsun ki annem iyi şükürler olsun ki bu acıyı çekmişim.
Kediyi anlatmak istemiştim aslında Çapa Tıp Fakültesinde Acil de duruyor, ön ayağından biri yok küçükken araba ezmiş orada tedavi etmişler ve yaşamış doktorlar çok iyi bakıyor ve bu kedicik acilde hangi kapıya gidiyorsa oradaki hasta en ağır durumda olanmış. Ismi de var ama benim isim hafızam yok gibi bir şey...
Insanlığınızı merhametinizi hicbir zaman kaybetmeyin gözünüz gibi bakarsınız umarım. Çünkü sağlığınızı kaybedebilirsiniz bu olağan normal bir şey ama etrafınız merhametsizlerle çevrilmişse o zaman üzülürüm her şey maddiyat değil hastane de yaşlı bir teyzeye çocuklarının parayla tuttuğu biri bakıyordu ve anladım.Anneler çocuklarına bir şey belli etmez merhametsizlerin elinde bile olsa...

30 Ağustos 2019 Cuma

Seni Seçtim...

Ağustos 30, 2019



Hiç asla dediniz mi? Bu kelimeyi hayatınızdan çıkarın! Etrafım kolilerle çevrilince(dünyam kolilere sığıyormuş katlanınca ) birden gözümde bir anım depreşti ve geldiğim nokta halime kahkahalar atmama sebep oldu.
 15 yaşında üst kat komşularımızla çay içerken  kendisi evlenip Izmir e yerleşecekti bundan söz ederken şu sözü söyledim 'Istanbul u ailemi asla bırakamam, yapamam başka yerde hatta evleneceğim kişi bizim semtten olsun insan mı yok burada' Işte 15 yaşın cahilliği işte bu Asla nın getirdiği sonuç !Nasıl mükemmel değil mi?
 Kalp kırmayın arkadaşlarım düşünmeden konuşmayın hangi yaşta olursanız olun ilk öğreneceğiniz şey Insanın başına her şeyin gelebileceği olsun hiçbir şeyi yadırgamayın hiçbir şeyi kalp kırıcı şekilde söylemeyin.
Ne de olsa insanız ve bazen aklımızı bir kenara koyup kalbim seninle devam etmek istiyorum diyebiliyoruz.

16 Ağustos 2019 Cuma

Bulutların Ötesinde (A Walk in The Clouds)

Ağustos 16, 2019


Merhabalar Sevgili Blog arkadaşlarım.

Yazmayı çok özledim, okumayı çok özledim, yorumlar yapmayı çok özledim kısacası buraları çok özledim :( Birazcık daha sabır lazım bana çokça olursa ne mutlu :) Sinir ve duygu durumum aynı stabil dengesizlik de şu aralar üstüme yok sabah mutluyken, öğlen ağlıyor, gece depresyona giriyorum.Kim ne derse, ne yapsa çok ciddiye alıyorum şakaları bile anlamıyorum... anladığınız üzere uzak durulacak insanlar listesinde başı çekiyorum :)

İşte bu anlar da  filmler bana çok iyi geliyor. Matrix i çok severim fantastik ve bilim kurguya dair ne varsa 5 - 6 kez sıkılmadan izleyen bir insanım ama şu ara o kadar duygusalım ki Keanu Reeves sen bu filme nasıl yakışmışsın Matrix deki seni unuttum seni hep böyle hatırlayacağım. :) Kısacası izlerken bulutların üstüne çıktım. Konusu 2. Dünya Savaşına katılmadan önce evlenen Paul gemiden indiğinde kimsenin onu karşılamamasının hüznüyle evine gider ve mektuplarının hiç birini okumayan ondan bir haber olan, aklı bir karış hava da olan karısıyla ( ne kadar övdüm ) başlar, devamını da siz izleyin :) 


İyi seyirler dilerim :)

En sevdiğim kısmı da burasıydı :)




13 Haziran 2019 Perşembe

Yaşım Çocuk

Haziran 13, 2019



Bazı huylarım hala 10 yaşında belki daha küçük belki daha büyük...

Büyümekle ilgili bir sorunum var kafama estiği gibi karar verip sonra mızmız oluyorum.Boyumdan büyük işlere bulaşıyor gibi de hissediyorum her an annemin eteğinin arkasına saklanabilirim ama o etek şimdi yok.İnsan büyümek istiyor ama bir yanı da hep küçük kalsın istiyor. Ben o yanların çoğunu tutmuşum hiç büyümemişler. Heves ettiğim şeyden anında vazgeçebiliyorum bağlandığım insanların kötü yönlerini de göremiyorum ya da çok zamanımı almış oluyor.Anlamsız inatlarım da var.İnsanların yaptıkları kötülükleri duyunca görünce hayrete düşüyorum. Herkesi melek sanıyorum şeytanlıkları görünce ağlıyor ama çabuk unutuyorum.  Kısacası artık aklı başında biri olmam lazım yoksa kandırılmaya doyamayacağım bir hayat beni bekliyor olabilir.

O benim için anlamı büyük gün yaklaştıkça korkularım endişelerim hat safhayı buluyor. Kendimi güçlü hissederdim iyi yanlarını görürdüm her şeyin şimdiyse beni zorlayacağının farkındayım. Her şeyin iyi güzel olacağına da inanıyor güveniyorum. Eskidendi özlemler şimdi telefonlar var hatta görüntülü konuşmalar diyorum sürekli kendime ama o içimdeki küçücük kız annesinin eteğini bırakmak istemiyor ama  kalbi de biliyor ki bırakmalı... 

Tek başına hayatını geçirmeyi başarabilen, idare etmeyi öğrenen insanların hayranı olur oldum. Özellikle bazen diyorum ki ''O bunu nasıl başardı ? '' Üniversite tercihlerini bile uzakta yapamam diye sadece İstanbul'a sınırlandırmış bir insanım ben ama O hep cesurmuş her konu da ve neredeyse hep tekmiş, mesleği de cesaret isteyen bir şey ama gel gör korkaklıkta sınır tanımayan ben cesaret alıyorum ondan.Sanırım her şey karşınızdakiyle iletişiminize de bağlı çok güvenirseniz böyle bir yola adımınızı atıyorsunuz. Korkup endişelendiğim zaman içimden diyorum ki çok güveniyorsun işte... Bu yol bizim en güzel cesaretimiz olacak :)









Franz Kafka - Bir Açlık Sanatçısı

Haziran 13, 2019


Merhabalar, 

Kitap okumaya çok zaman ayıramadığım şu zamanlar da öykü kitapları çok iyi oluyor. Aklım tabii ki daha çok diğer kitaplar da ama uzun aralıklarla okuduğum için konudan kopup ''Ne oldu da bu böyle oldu? '' gibi karışıklıklar yaşıyorum. Ne kadar vahim durumda olduğumu da izah edeyim, sayfaları tekrar tekrar okuyorum çünkü kitaptan kopup düşüncelere dalmış buluyorum kendimi :( Neyse ki birbirinden güzel öykü kitaplarını stok yapmışım :) 


Kafka yı Dönüşüm kitabıyla sevip, hayran kalmıştım Bu 3 öyküsü tabii ki benim gözümde Dönüşüm'le kıyaslanamaz ama güzeldiler. İlk  Açlık Sanatçısı'nı okuyoruz günlerce aç durarak show yapan ve showlarının sonu görkemli bitmesiyle halkın dikkatini çeken daha sonra kimsenin ilgilenmediği unutulup giden Açlık Sanatçısının duygularını okuyoruz.İkinci öykü Küçük Bir Kadın  nasıl anlatsam bu hikayeyi 10 sayfa kadardı kısacası kendisinden hoşlanmadığını düşündüğü Küçük Kadını anlatmaktadır.Son öykü de Şarkıcı Josephine ve Fare İnsanlar en etkileyici bu muydu? Diğerleri miydi ? diye soruyorum kendime ama hepsini okurken çok etkilendim ayrım yapmak istemiyorum öykünün başlığı gibi bir şarkıcıyı ve dinleyicilerin okuyoruz. Kısacası sanatçı ve toplum ilişkisini okuyoruz :)

Severek okudum arada dinlenmek amaçlı sizi çok yormayacak ama sorgulayacağınız güzel bir kitap Kafka okumayı seviyorsanız bu 3 öyküyü çok seversiniz. Hiç Kafka okumayana tavsiye etmiyorum :)

İyi okumalar dilerim.. :)

''Bir insan sürekli olarak bir başkasının nefretinin hedefi olamaz.''


''Sadece kaderinin peşinden gitmişti ki,bu bizim dünyamızda üzücü bir kaderden başka bir şey değildir.''