ANASAYFA

21 Ağustos 2024 Çarşamba

Kaçırdıklarımız - Adam Phillips

Ağustos 21, 2024


 Merhaba arkadaşlar,


Biri maç izlerken bende bilgisayarı açtım. 

Bir yerden başlayalım o zaman 

Arka kapak yazısına hayran kaldım.

Aslında konusu çok basit sahip olduklarının dışındakilerle çok meşgul olmaktan, kendi hayatını yaşayamama durumuna gelmek. Ya öyle olsaydı daha mı güzel olurdu? Paranoyasına hapsolmak gibi. 

📌''Deneyimlediklerimizden ziyade deneyimlemediklerimiz hakkında bilgi sahibi olduğumuzu düşünerek yaşıyoruz''s101

Bu satırları not almışım kitaptan okuyunca tekrardan işte bu dedim. Yazar sürekli bize bunu açıklamaya çalışıyor. İnsan sürekli neden her şeyi deneyimlemiş gibi davranır ki ? 

ve bu emin olma hali nereden geliyor? Nasıl deneyimlemediğin bir şeyin seni aslında mutlu edeceğini sanabilirsin? Ya da aklını neden sürekli kurcalar ki?

Maalesef yazar şu cümlelerle sorularıma cevap da vermiş sayılıyor

'' Yaşayarak öğrendiğimiz şey, deneyimlerin içtenlikle sarıldığımız (kendimize ve başkalarına dair ) inançlarımızı sürekli bizden çekip aldığıdır.'' s133 

her seferinde bir şey yaşarız ve umduğumuzun hep tersi çıkar. Aslında bu günümüz sosyalmedya durumu da olabilir çok beğendiğimiz insanların iç parçalayıcı durumları çıkabiliyor. 

Deneyimlerimizden ders çıkarsak deneyimlemediklerimize kesinlikle gıptayla bakmazdık onunda aslında bir başka yüzü daha olabileceğini aklımıza getirirdik.

📌''İstediğim her şey olamam ama kendim hakkında bilmediğim pek çok şey vardır.''s149

Ben bir çok şeyi yapamam zannediyordum. ama sadece zannediyormuşum geçmişe dönüp kendimle konuşsam güleceğimiz çok şey olurdu. Belki bir 10 yıl sonrada kendi hakkımda bilmediğim bir sürü şey daha ortaya çıkar .

Kitap o kadar güzel konulara değiniyor ki buraya yaz yaz bitmez okumanızı tavsiye ederim. not aldığım bütün alıntıları aşağıya ekliyorum 💗

''Ne istemediğini bilmek ne istediğini bilmek anlamına gelmez.''s99

''Önümüze bakabilmek için neyi ardımızda bıraktığımızı düşünmemiz gerekir.''s101

''İnsanların yaşadıkları deneyimleri anlatırken yaşayamadıkları şeyler hakkında bu denli otoriter,tutkulu ve kendinden emin bir tavırla konuşmaları bana çarpıcı geliyor.''s101

''Yazmak bir terapi çeşididir;  bazen yazmayan,beste veya resim yapmayan insanların,insanlık durumunun özündeki delilik, melankoli, korku ve panikten nasıl kaçabildiklerini aklım almıyor.s109(Greene Kaçış Yolları)

''İnsanın yiyeceğe ve derin bir uykuya olduğu kadar kaçışa da ihtiyacı vardır.''s109(Auden)

''Hayat dediğin ne ki: yürüyen bir gölge, zavallı bir aktör bu sahnede: bir saat boy gösterip,boyun kırıp gidecek!Bir daha asla duyulmayacak sesi. Bir aptalın anlattığı bir masal bu: Kuru gürültüler, deli saçmalarıyla dolu Hiçbir şey ifade etmiyor.''s149(Macbeth Shakespeare)

💥''Ve artık delilik üzerine konuşmak oldukça güç çünkü kapitalist tıp , tanıların farklılaştırılmasına yani ilaç pazarı yaratılmasına dayanıyor ve çünkü akıl hastalıkları denilen dalda tanı koymak-bütünüyle haince olmasa da pek çok sebepten ötürü kelimenin iki anlamıyla da eskisinden katbekat daha sofistike bir halde. Bu dalda on dakikadan fazla görev yapmış herkes modanın ve tanıların ne kadar çabuk değiştiğini bilir. Çocuk psikiyatrisi olarak çalışmaya başladığım dönemde uzun seneler boyunca pek çok çocuğa DEB(dikkat eksikliği bozukluğu) teşhisi konulup o yönde bazen ilaç vasıtasıyla tedavi uygulanmıştı. Fakat bu akım çabuk geçti;anlaşılan şimdiler de herkes bipolar.''s 151

''Ne de olsa ne kadar az konuşulursa mesele o kadar çabuk çözülür. İlaçlarla uyuşturulmak birilerinin sizi her zaman duymaması anlamına gelir; konu delilik olduğunda tiyatro ilaç kültürüne karşı en iyi panzehir olmuştur. Tiyatro her daim psikiyatri karşıtı hareketin başını çekmiştir.''s152


Kucak dolusu sevgiler💕






12 Ağustos 2024 Pazartesi

Zor İşler

Ağustos 12, 2024

 

Ogluşumla bu ara sohbetlere doyamıyoruz. Çünkü sürekli söyleyecek bir şeyi var... 
Böyle olunca da muhabbete doyum olmuyor. 

Şu ara bir kitabı yorumlamam lazım aslında buraya daha çok yorumunu yazacağım kitaplar var bilgisayarı yarın açıp biraz yazacağım ama Monte Cristo Kontu nu okudum ve yorumlamakta çok zorlanıyorum.
Neyse zor işimiz de bu olsun. 
Yapraklar sararıp dökülmeye başlamış. Oğlum sayesinde fark ettik çünkü her ağaçtan bir yaprak koleksiyonumuz oluşmaya başladı. 
Bu yaprak sevdası uzun bir süre devam edecek gibi..

Aylak Adam ı okuyorum 5 6 ay önce okumaya çalışıp anlamamıştım. 5 6 ayda ne kadar çok değiştiyse zihin olarak şimdi çok güzel bir anlatımın olduğunu fark edebildim... 

Ve kitap alışverişine ihtiyacım var.. kış için birikim yapmaya başlayalım sadece konserveyle olmuyor bu işler 👋🏻




10 Ağustos 2024 Cumartesi

Abur Cuburculuk

Ağustos 10, 2024



Bu ara bir iştah var ki bende, hayatımın  pik noktasındayım. Mesela evde abur cubur yok mu ? Sorun değil en hamarat dönemindeyim de kekler tatlılar ne varsa karışımlar ,tarifler neler neler...ben üşengeçtim ne ara böyle oldum?

Annelik ve getirileri diyelim anneyseniz ve çocuğunuz sizden bir şeyler istemeye başlayınca koşarak yapmaya gidiyorunuz... Tabii bu duruma ben kendim de şok geçirdim bir hayli. Ama ben nasıl bunu evrimleştirip kendi isteklerime de uygular duruma geldim!

Bakınız pikniğe giderken her şeyde bir şey unutan ben kahve bile götürüyorum artık siz gerisini düşünün... 









 

9 Ağustos 2024 Cuma

Geri Dönüş

Ağustos 09, 2024

Merhaba ,


Burayı günlük haline getirmek istiyorum..

İnsan yazmadıkça da paslanıyor önceden kelimeler çok kolay dökülürdü.


Ayrıca insanlarla konuşurken de rahat bir iletişimim oluyormuş.


Ama açılırız tekrar  başlarız. Yazarım her gün başka başka konulardan yine olur gelir kelimelerim..


Ne de olsa benim en sevdiğim yer burası. .. rahatımı bulurum


"Evet, hayatı tanırım. Kuşları, ağaçları, çiçekleri. İnsanları da tanırım. Ama sana şunu söyleyeyim. İnsanı tanımak çok zordur. Hele kendini saklamayı bilenleri."

Anadolu Yakası, Mustafa Kutlu


Kitabı henüz okumadım ama alıntıyla birlikte not almışım . Belki bulursam okurum. 






 

Boş Dolaplar ~ Annie Ernaux

Ağustos 09, 2024


🪻"Hayaller kuruyor,zihnimde onlara biçim veriyordum ve sonra yere inip onları oldukları gibi kabullenmek zorunda kalıyordum."s103


Dönüp dönüp arkaya geçmişe bakıyoruz okurken bende öyle oldu..


Yazardan okuduğum ikinci kitap ve beni yine derinden etkiledi..


İnsanları etiketlemek daha en başından başlıyor çocukluktan 


🍂"İnanmak istemiyorum, niçin onlar gibi olmayayım, mideme bir taş oturuyor, gözyaşlarım gözümü yakıyor. Artık hiçbir şey önceki gibi değil. Aşağılanma bu. Okulda öğrendim bunu,okulda hissettim aşağılanmayı." S53


Okulda aşağılandıkça yani bu duyguyu öğrendikçe ailesinden uzaklaşıyor ve ailesini kendisi de aşağılamaya başlıyor.


Uzaklaşmasıyla ders tutkusunun pekişip artması ve bunu kurtuluş olarak görmeye başlaması ailesinin bundan bir haber çabaları... İnsan ne kadar iki yüzlü olabiliyor özellikle ailesine karşı..


 Okurken çok kalbim kırıldı yine, toplum nerede durması gerektiğini bilmeyen bir yargı canavarı gibi  bir insan ailesinden ne kadar uzaklaştırabilir açıkça gösteriyor.


Kitapla kalın 🌷

Hoşçakalın ☘️