ANASAYFA

26 Ekim 2021 Salı

Öğretmen Olmak ~ Doğan Cüceloğlu İrfan Erdoğan

Ekim 26, 2021


Merhabalar arkadaşlar,

Raflar da beklettiğim kitaplarımı okuyorum. Okunmayı bekleyen kitap kalmasın. Formasyona giderken almıştım bir hevesle hem iş hem dersler derken bir türlü okuyamamıştım. Birkaç arkadaşıma kitabın ne anlattığını sorduğumda öğretmenlerin anıları demişti. Buradan sesleniyorum siz kitabı okumamışsınız. Çünkü bu bir söyleyişi kitabı hemde iki bilge insanın güzel konulardan oluşturduğu ve her bir konusunu önemli insanlara atıfta bulunduğu mükemmel bir eser. 
Kitabı okuduktan sonra bir geçmişe gidip öğretmenlerimi inceledim. Ne yazık ki! Hepsi öğretmenlik yapmış öğretmen olamamışlar. Üzücüydü. Sonra staj zamanından kalma bir anım geldi aklıma. Ders anlatırken beni izleyen öğretmenin varlığını unutup öğüt vermeye başladım. Çünkü sınıf tamamen kızlardan ibaretti. Bir an masumluklarından kaynaklı anne ve babalarına asilik yapmamalarını istedim. Dersten sonra öğretmen bana öğretmen olmadığımı Ayşe teyze moduna girdiğimi söyledi. Bu da beni çok kırmıştı. İnsanları bu tarz sınıflandırdığını fark edince de gülüp geçtim. Her zaman yaptığım gibi bazen sadece insanlara gülüp geçin. Çünkü değişmeyecektirler sizi anlamak istemeyecekler o yüzden uğraşmayın. Kitabı okuduktan sonra daha geniş çerçeveden bakmaya başladım. Size bir çok güzel bakış açısı kazandırıyor. İyi davranış avcısı olmaya karar verdim mesela neden sürekli insanların kötü davranışlarını arar buluruz ki iyiliklerle de doluyuz sonuçta. Bir insan tamamen kötü olamaz tamamen iyi olamadığı gibi. Bardağın dolu tarafına bakmak daha yararlıymış mesela pozitif bir aydınlanma yaşadım. Bilip unuttuğum şeyleri normal insan ilişkilerim de atladığım güzel davranışları hatırladım. 

Öğretmenliği meslek olarak seçmesenizde herkes hayatında bir konu da öğretmen o yüzden alıp okuyun derim. Ben söyleyişi tarzı seviyorum. Felsefeyi sevdiğim için bu tarzı rahatlıkla ve severek okuyabiliyorum. O yüzden öneririm. (:


İnsan da tıpkı doğa gibidir. Yaratılışı ve tasarımı itibarıyla özü, saflığı ve potansiyeli bozulmadığı ölçüde güzel, yaratıcı ve zararsızdır. ( S24)

Karada yüzülmez, denizde yürünmez,havada oturulmaz. Hakkı Baltacıoğlu (s24)



2 Ekim 2021 Cumartesi

Peki

Ekim 02, 2021


İçerisinde iyilik yapmaya dair bir istek olmayan birinden iyilik yapmasını beklemek... Ve bunu çok geç anlamak. İyilik dolu biriyseniz. Karşınızdakine üzülmekten başka bir şey gelmiyor elinizden bencillik sarmış her bir tarafını neresinden tutup göstereceksiniz ki. Kış güneşi olmaktan vazgeçmiyorsa kısaca bir ' Peki' diyip geçiyorsunuz. 

Mühim değil mertebe sahibi veya zengin olmanız ama bunlardan dolayı biri size saygı gösteriyor ve özeniyorsa ne komik karşısındakini sadece 'İnsan'olarak sevmek ne güzel bir meziyet. Pek kolay da anlaşılmıyor insanlar.Hep bir soru işareti. Ya yaşa ya da akıla veriyoruz. Kendimizi suçluya suçluya da yaşanmaz ki. Herkesi olduğu gibi kabul etmek. Ama bu da bir yerde olmuyorsa ne yapmalı? artılar eksiler cevap olamıyor bazen.  Yine bir 'Peki'mi demeli.

Kısacası yorulduysak bir durup dinlenmeli soluklanmalı. Düşünceler deryasına dalıp gayretle çıkmalı. ' Peki ' demekten vazgeçmeli.
 


27 Eylül 2021 Pazartesi

Kendine İyi Bak

Eylül 27, 2021


 Şu fotoğrafı çektiğim ana dönebilir miyim? Canım şöyle bir güneşin batışını izlemek istiyor... Bazı şeyler gelip geçtikten sonra daha da bir kıymetleniyor.
Kendine inanmak, kendine güvenmek çok kıymetli bunu hiç kaybetmemek gerek hep beslemeli insan hep bir şeyler katmalı eksilenlerin yerini iyi doldurmalı. Başkasına güvenmek ne kadar gülünç geliyor şimdi  bir başkasına güvenmek hayatını ona teslim etmek aslında ne büyük bir kötülük değil mi? Bir de merkez konusu var. Hayatınızın merkezine bir başkasını koyduğunuz zaman anlıyorsunuz ki bu da bir yanlış ona da kendinizi koymalısınız. Zaten bundan memnun kalmazlar daha fazlasını da bekler olurlar asla yetinmek nedir bilmezler. Siz ne istiyorsunuz diye bir şey kalmaz O ne istiyora dönüşüyor. hayatınız bir şekilde siz istemeden kayıp gitmeye başlıyor. Düşünüyorum da bir başkasının hayatına ayak uydurdunuz hep eksildiniz istemediğiniz şeylere sustunuz sonuç mutluluk da olmadı ki sonuç hüzünlü oldu huzursuzluk yakanıza yapıştı işte. Dur demek cesaret istiyor tekrar ipleri elinize almak bak bu benim tercihim karışamazsın sınırlarını aşma demeli o cesaret var sende o kişi nereden buluyorsa bu kadar hakimiyeti sende sen daha çok bulmalısın kendindeki hakimiyeti. 
Bir keresinde bir söz duymuştum. 'Kadınlar su gibidir girdiği kabın şeklini alır' Allah'ım sen nelere kadirsin! Ne kadar uyduruk bir söz. Kadınların bir şahsiyeti duruşu olamaz illa uyacak bir şeylere. Hep ortayı bulacak. Bulmuyorum. 
Evet en çok kendine değer vermek kendine yatırım yapmak gerek. Bu hayat bir kere yaşanıyor. Binbir hata da yapsak hep bir dönüş yolu vardır. Kendine çok iyi bak.

20 Eylül 2021 Pazartesi

Tess Gerritsen ~ Çırak

Eylül 20, 2021


Merhabalar arkadaşlar,

Bir zamanlar polisiye ve gerilim kitaplarını o kadar çok severdim ki bulduğum her kitabı alırdım. Bu sayede bir dünya kitabım okunmayı bekliyor. Sıkılgan biri olduğum için uzun zamandır polisiye okumadım. Hepsi aynı gelmeye başlıyor bir yerden sonra ama doğru bir seçimle tekrar okuma hevesim geldi. Daha önceden de serinin ilk kitabı Cerrah ı okumuştum. Rizzoli unutulacak biri değil.


 
 Çırak kesinlikle Cerrah ı geçti daha heyecanlı ve merak uyandırıcıydı. Özellikle beni fazlasıyla korkuttu. Evlendiğimden beri bir hırsızlık fobisi geliştirdim. Yaptığım saçma sapan evhamlarla birde eşim çoğunlukla evde olmadığı için hoş evde bile olsa en ufak tıkırtı beni korkutuyor. Sürekli eve hırsız mı girdi Sorunu yaşıyorum. Kafamda binlerce planım var.Deprem sonrası da sürekli bardaktaki suyu takip eder oldum. Önceden böyle insanlardan hiç hoşlanmazdım. Nasıl dönüştüm anlamıyorum. Tek kalmak birçok düşünce biriktirmenize sebep oluyor yalnızlık iyi bir şey değil. Her neyse keyifle okudum ama hırsızlık korkumu geri getirdi işte. Kitap hırsızlıkla alakalı değil yanlış anlaşılma olmasın. Cerrah tarzında cinayetler işleyen bir kopyacı seri katile karşı karşıya olduklarını sanıyordum ama gelişen olaylar ile beni bambaşka yerlere götürdü. Bir tek sona doğru sanki güldürdü okuyanlar bilir limuzin olayı bana pek inandırıcı gelmedi. 

Her neyse tavsiye ederim. 


Dişlerin durumu,kalp durduktan ,et çürüdükten sonra bile zenginle fakiri birbirinden ayırmaya yetiyordu. Kirasını dahi ödemekte zorluk çeken biri için ağrıyan dişi, sızlayan diş etleri asla birinci öncelik olamazdı. (S146)


4 Eylül 2021 Cumartesi

Asıl Adı Atiye ~ Naşide Gökbudak

Eylül 04, 2021

 

Merhabalar Arkadaşlar,

Okuma açlığı çekiyorum. Dönem dönem kitap okumak içimden gelmiyor ama şu ara deli gibi sürekli okumak istiyorum. Okurken dinleniyorum. Kafam bir süreliğine rahat ediyor. Küçük tospiğim uyurken bende kitapların arasına karışıyorum. 

Gerçek bir hayat hikayesiyle karşı karşıyayız. Okurken şunu dedim ' İnsan olanın başına ne gelmiyor ki...' hayatta bir iniyoruz bir çıkıyoruz bir bakıyoruz çok mutluyuz bir bakıyoruz mutsuz. Önemli olan üstesinden nasıl geldiğimiz sorunlarımız karşısında. Aslında yılmak da bir nevi bizim seçimimiz çabalamak da. Bazı kararlarımız vardır ki bütün ömrümüz boyunca bir ah çekeriz. Küçük hanım'ın kararı beni çok üzdü ve şaşırttı. Öylesine rahatça alınamayacak bir kararı bir başkasının söylediklerine bu kadar safça inanarak vermesi çok üzücüydü. Hayat bu kadar basite alınamaz. Basite alındığında ki sonuçlarını okudum. 


İbretlik derler ya öyle bir hayat okudum. Tavsiye ederim. 

"Cahil insanın düşmanlığı yangına, dostluğu ise kış güneşine benzer. Birincisi insafsızca yakar yıkar, ikincisi ise ne ısıtabilir ne de bir yarar sağlar."(s51)


18 Ağustos 2021 Çarşamba

Hamilelik, Doğum ve Bebek Bakım Kitabı ~ Ayşe Öner

Ağustos 18, 2021

 


Merhabalar arkadaşlar ,
Tatlı bir öneriyle geldim (: Yeni anne tavsiyesi diyelim(: henüz çok tavsiyeler verebileceğim aşamada değilim ama kitap önerebilirim. Hamileyken çok fazla kitap araştırdım içinde her şeyi bulabileceğim bir klavuz niteliğinde kitap arıyordum. Aradığımı bulmuşum.

Açıkçası doğum sonrası yani bebek bakımı kısmı en çok işime yarayan bölüm oldu. O kadar çok bilgi ve öneri var ki anlatamam. Bebeğimi daha iyi anlamama sebep oldu. Çevremizde zaten sürekli şunu yap bunu yap diyenler eksik olmuyor maalesef ama kitap sayesinde içimizi rahatlatacak ve güzel önerileriyle kendi yöntemlerimizi oluşturabiliyoruz. Örneğin yüzdürme etkinliğini öğrendim. Bebeğim çok sevdi suyun rahatlatıcı etkisini görmek mutluluğunu görmek çok başka bir duygu. Annelik bir acemilik serüveni gibi. İyi bir anne miyim? Neden anlayamıyorum? Neden uyumuyor? Neden sürekli gazlı ? Kafanız da bir dünya soruyla uğraşıyorsunuz. Size tavsiye verenlere tamam öyle yaparım demek en kolayı aksini yaptığınız da ne yazık ki çok derdiniz yokmuş gibi alınganlıklarla uğraşıyorsunuz. Bebek sizin bunu unutmayın bir şekilde deneme yanılma ile onun için en doğrusunu buluyorsunuz. 
Ve...
Annemi anlamam için anne olmam gerekiyormuş. Annem gözümde o kadar 
değişti ki! 
Sabrı,merhameti, fedakârlığı, korkuyu,sevgiyi bambaşka bir şekilde yeniden öğrendim...
Ne yaparsak yapalım kıymetlerini bilemeyiz.


"Bebeğiniz size verilen en muhteşem hediyedir"
Ayşe Öner

 



26 Mayıs 2021 Çarşamba

Denizin Çağrısı - Jack London

Mayıs 26, 2021


 Merhabalar sevgili arkadaşlar,

'Onu izleyen çocuklar,"işte özgürlük buna denir." Diye düşünüyorlardı. Üstelik kalçalarına kadar uzanan ve birer askıyla beline bağlanan balıkçı botlarına da, içi gidiyordu hepsinin. Deniz Çocuğu'nun pabuç denen şeyi ömründe görmediğini, ayağındaki çizmelerin de, Dazzler'ın kaptanı Tuzlu Pete'in eski çizmeleri olduğunu, ayağına iki numara büyük geldiğini bilmiyordu elbette hiçbiri. Ayrıca, güneşin alnında bu çizmelerin ayakları nasıl pişirdiğini, ne kadar rahatsız olduğunu düşünemezlerdi.'(s68)

Hepimiz bir şeylere imrenmişizdir. Keşke demişizdir. Ulaşmak için binbir çaba sarf etmiş ulaşınca da aslında bizi mutlu etmediğini ve neden bunun için bu kadar çabaladım değmezmiş diye düşünmüşüzdür. Aslında ne kadar mutluymuşum da haberim yokmuş demişizdir. İnsanoğlu işte hep bir şeylerin peşindeyiz, doyumsuzluk da sınır tanımıyoruz. Uzakta olan şeyleri hep daha güzel görüyor ulaşınca da nankörlük etmemek gibi bir çaba gösteremiyoruz. 

Joe sayesinde dönüp kendi hayatımı gözden geçirdim. Aslında gözlerimi kamaştıran, bana çok güzelmiş gibi anlatılan şeylerin belki beni mutlu etmeyeceğini elimdekinin ne kadar kıymetli olduğunu aslında elimdekilerle yetinip mutlu olabileceğimi sessizce anlattı. 

Ufak bir anımı da hatırladım. İşyerinde kızlarla muhabbet ediyorduk. Çok sevdiğim bir ablamız ' İstediklerinin olduğunu ama istediklerinden daha sonra hiç memnun kalmadığını ve gençliğinde bu yüzden çok bocaladığını ' söylemişti. Daha sonra bunu şu şekilde çözmüş ' O uçsuz bucaksız listesini bırakıp en minimum en küçük olan ve onun için en önemli olan isteklerinden sadece tek birini seçmiş diğerleri hiç önemli değil' demişti. Ve tek olan o isteğiyle çok mutlu olduğunu görüyorduk. İçimden istiyorsam ve oluyorsa tek birini istemek çok gülünç demiştim. Ama tek bir şey diğerlerini göz ardı ettirebilir. Bunu da zamanla öğrendim. 

Jack London ilk defa okudum kimi zaman Karayip Korsanları 'nı izliyormuş gibi hissettim. Okumanızı tavsiye ederim.

' Dünyadaki bütün paralar bir araya gelse satın alamaz insan yaşamını. Boşuna harcanmış,ziyan edilmiş bir yaşamın yerini de tutamaz hiçbir para. Kısır kalmış, kırılmış, çirkinleşmiş bir yaşamı güzelleştiremez,onaramaz,yeşertemez para.' (s149)