ANASAYFA

11 Şubat 2019 Pazartesi

MİM - İstiridyedeki sorular :)

Şubat 11, 2019



Tekrar merhaba :) 

Sevgili blog arkadaşım İstiridye Avcısı mimlemiş.Çok teşekkür ediyorum ve  hemen sorulara geçiyorum :)


- Negatif olayları pozitif açılımlarla yorumlayıp olumlama yapmayı sever misiniz ? Evetse neden, hayırsa neden ? 

Bu çok kolay bir şey değil ama yapıyorum. Yapamadığım zaman beni rahatlatacak olan kişi anneme yönelirim o zaman kesin pozitif bakarım. Şuna da çok inanıyorum ''Her şerde bir hayır vardır '' o yüzden bakarım pozitifi bulurum, uğraşırım :)
-İnsanları sınıflandırma eğilimi hakkında neler düşünürsünüz ?


İşte son zamanlarda karşıma sürekli çıkıyor ve bu beni deli ediyor ! 
İnsanları sınıflandırmayı sevmem sınıflandıran kişilerden de hoşlanmam bunu sezdiğim an setlerimi örerim hatta gıcıklaşırım. Her insan mükemmel olamaz çünkü herkes eşit şartları yaşamıyor. İmkanlar, aile,çevre,eğitim birçok unsur bunları etkiliyor  sonuç sınıflandırma yani ayrımcılık yapılması kısacası sevmiyorum ama var işte :/ 


-Sizce herkes birbirine benzeseydi nasıl bir dünyada yaşardık ?


Cesur Yeni Dünya - Aldous Huxley  kitabı geldi aklıma :) Renksiz bir dünya olurdu. Bence iyi insanların kıymeti kötü insanlar sayesinde biliniyor yani bu bir denge çeşitlilik olmalı yoksa dümdüz bir sıradanlık olur :)

-Doğum ve ölüm hakkındaki düşünceleriniz nelerdir ? 


İkisi de  bir başlangıç. Doğum insan için mucize özellikle bir anne için ne kadar yüce bir duygu düşünürken bile anlatamayacağım hisler oluşuyor :) Ölümse yaşamaya devam edenler için üzücü ölen içinse hesabı bekleme zamanı, yapılan kötülüklerin ya da dünya telaşını anladığımız gün yani her şeyin ne kadar da boş olduğunu anladığımız an ya cezası ya mükafatı  :) Toprak da geliyor aklıma içinde kim bilir kimler var :) 
-Karakterinizi bir hayvana benzetecek olsanız ne olurdunuz ? Neden ?


Önceden İngilizce öğretmenimiz sormuştu bende kendimi hiç hayvan olarak düşünmediğimi söylemiştim. Kendisi de bana sen ceylan olurdun demişti. O yüzden ceylan diyorum bence de bana uyuyor :)
-Bir  yazarla (Ölmüş ya da yaşayan olabilir) bir hafta sonu geçirme hakkınız olsa kiminle olmak isterdiniz ?


Mehmet Akif Ersoy  :)
-Yaşamınız bir sinema filmi haline gelse, ismi ne olurdu ? Neden ?


Benim Özelim :) İlk kullandığım takma adım o yüzden her şeyde bunu kullanıyorum film olursa da  bu olsun :D


Evet şimdi mimleme sırası bende :) Yazılarını çok sevdiğim blog arkadaşımı mimliyorum :)
Kitaplara Kaçanlar 

10 Şubat 2019 Pazar

Hangisini Tercih Edersin ? - Mim

Şubat 10, 2019


Merhaba :)

Sevgili blog arkadaşım Okumaya Gel beni mimlemiş onun cevaplarını okurken çok eğlendim. Umarım benim cevaplarım da aynı etkiyi verir :)

Hangisini tercih edersin ? Uçabilme yeteneğinin olmasını mı yoksa su altında da nefes alabilmeyi mi ? Neden ? 

Yükseklik korkum olsa da uçmayı isterdim.Hatta aynı göçmen kuşlara dönerdim neresi sıcaksa orada ben olurdum soğuktan hoşlanmıyorum da :) Ayrıca sevdiğim insanın yanına kolayca gidebilirdim ay gerçekten şuan çok uçmak istedim :D

Hangisini tercih edersin ? Sonsuza dek etrafının kitaplarla çevrili olmasını mı yoksa evcil hayvanlarla mı ?  Neden ? 

İkisi de şuan gözümde korkunç durdu. Neden bilmiyorum ama sonsuza dek kitaplarla çevrili olamaz filmde olması lazım yanında yaşam lazım okumayı seviyorum ama bu kadar değil. :) Hayvanları seviyorum ama sadece uzaktan bakmak büyük bir yükümlülük ve üzülüyorum her şey doğasına ait olsun :) Cevap veremedim :)

Hangisini tercih edersin ? Büyük ellere sahip olmayı mı yoksa büyük ayaklar mı ? Neden ?

Sadist miyim diye düşündüm :D Büyük el hayal ettiğim de orayı burayı kırmak,  büyük ayakları düşününce de etrafta ne var ne yok düşünmeden koşmayı hayal ettim. Şu devler gibi neyin üstüne bastığımı umursamadan hemen beni yok ederlerdi sanırım :D Büyük el diyorum :)

Hangisini tercih edersin ? Geriye kalan hayatının tamamında çay içmeyi mi yoksa kahve içmeyi mi ? Neden ? 

Tabii ki ÇAY  :)

Hangisini tercih edersin ? Pilav üstü kurumu yoksa köfte patates mi ? Neden 

Çayın yanına köfte patates olsun :)

Hangisini tercih edersin ? Sınırsız döner mi? yoksa sınırsız kokoreç mi ? Neden ? 

Sakatat sevmiyorum.  Döner olsun :)

Hangisini tercih edersin ? Ölüm saatini bilmeyi mi yoksa nasıl öleceğini bilmeyi mi ? ( Ölüm tarihini ve şeklini değiştiremiyorsun) Neden ?

İyiymiş :D Ölüm saatim olsun. Diğerini bilmek daha korkunç gibi geldi ondan :)

Hangisini tercih edersin ? 500 yıl gelecekte yaşamayı mı yoksa 500 yıl geçmişte yaşamayı mı ? Neden ? 

Geçmişte yaşamayı isterim. Gittikçe her şey kötüleşiyor gelecekte uçan arabalar falan bana göre değil geleceğe ait hissetmiyorum kendimi... 
Ben gökyüzüne baktığımda yıldızları rahatça gördüğüm zamanı istiyorum :)

Hangisini tercih edersin ? Her yıl yenilenen tek seferlik uluslararası bir uçak bileti mi  yoksa yurt içinde geçerli sınırsız uçak bileti mi ? Neden ?

Yurt içi
İngilizcem iyi değil ama hiçbir ülkeyi de merak etmiyorum :) 
Kendi ülkemde doyasıya gezmek isterim her kısmını inceleyip bilmek istiyorum :)

Hangisini tercih edersin ? Daha çok dinlemeyi mi daha çok konuşmayı mı ? Neden?

Dinlemeyi :) Konuşunca başımız belaya giriyor. Sadece dinleyeyim '' Sen olsaydın '' gibi sorular olmasın  :)

Yapmak isteyen bütün arkadaşlarım mimlendiniz :)





9 Şubat 2019 Cumartesi

Birazcık Ben

Şubat 09, 2019


Bugün biraz kendimden bahsedeceğim.
Ben hiçbir zaman bir konu da sabit kalamayan bir insanım.
 Kısaca şöyle açıklayayım  lisedeyken çocukları çok sevdiğim için çocuk gelişim okuyan ama stajdayken özel sektördeki sermaye savaşı, çocuklara yapılan davranışları ve öğretmenlerin çocuklardan bıktığını görünce U dönüşü yapıp Sosyoloji okudum. Daha sonra muhasebe kursuna gidip muhasebecilik yapmaya başladım malum işsizlik bölümlerimizi seçerken hiç düşünmüyoruz sonu ne olacak,bizim ülke de işler nasıl yürüyor işte sonra formasyon aldım. Öğretmenlik yapabilmek için fakat bana felsefe icin öğretmenlik değil de ingilizce ve resim öğretmenliği için dönüş yaptılar.Günümüz toplumun da herkes her işi yapabilir o konu da okumanız uzmanlaşmanız  değilde deneyim sahibi olmanıza daha çok bakılan,ironik bir durumdayız. Hatta şunu söyleyebilirim ingilizce öğretmenliği yapamam dediğimde "Hocam zaten çocuklar ingilizce bilmiyor Meslek lisesi bir I,you bitti." demesi yarama tuz bastı bende meslek lisesi çıkışlıyım.  Nedir bu ayrımcılık,küçümsemek ? Hata bunu bir eğitimcinin,bir müdürün böyle rahatça söylemesi trajik değil de nedir? Neyse bu konu da daha fazla bir şey söylemek istemiyorum her şey ortada...
Değişken olmadığım tek şey sevdiğim insanlar ve eşyalarım bağlanıyorum.
Telefonumu öyle kolayca değiştiremem ya da çok sevdiğim senelerdir kullandığım kırmızı atkımı🙂insanlar konusunda belki değişmiş olabilirim.
Şu aralarda çevremdeki insanları ayırmaya başladım. Dedikoducu, insanların kötülüğünü isteyenlerden uzak duruyorum. Önceden görmezden geldiğim rahatsız olduğum her şeyi söyler oldum. Bu da insanların artık benden uzak durmasını sağlıyor ,yanlışlar söylenince böyle oluyormuş. Tavsiyem size yanlış gelen şeyleri gözden gelmeyin söyleyin içiniz rahat olur.
Bu günlük bu kadar yeterli sanırım🙂

Sevgiyle kalın ...

28 Ocak 2019 Pazartesi

Stefan Zweig - Bir Çöküşün Öyküsü

Ocak 28, 2019
Stefan Zweig in kitaplarını seviyorum.Okurken insanı içine alan bir doğallığı var bunu yakalamak çok önemli ve benzetmelerine hayranım. Kitaplarda kısacık olduğu için bir solukta bitiyor.

Konusuna gelelim
 Madame de Prie,XV.Kral Louis in gözünden düşmesiyle bir taşra kasabasına sürülür. Bu sürgünün 2 - 3 gün süreceğini düşünür fakat zaman geçtikçe durumun tam tersi olduğunu anlamaya başlar, nitekim yazdığı mektuplara gelen karşılıklardan bunu net bir şekilde anlar. Bazıları tahtlarını sarsılmaz sanır, kendilerine ve kibirlerine övgüyle bakarlar Madame de Prie de böyle bir insan. Elinden tek tek en sevdiği şey oyuncak sandığı insanlar kaybolunca derin bir umutsuzluğa,yalnızlığa düşer. Fakat rahat durmaz ve yeni arayışlara girer ama bulduklarıyla daha da durumu vahimleşir. Büyük bir plan tasarlar ama uygulayabilecek midir?

Güzeldi kısaca tavsiye ederim.

Iyi okumalar dilerim :)

27 Ocak 2019 Pazar

Çikolatalı Kek Tarifi

Ocak 27, 2019

İlk defa kek yapınca insan herkesle paylaşıp herkesin yemesini beğenmesini istiyormuş. :) Çok beğendim ve pufpuf olduğu için sizlerle de paylaşıp tarifini vermek istedim.

Malzemelerimiz :)
3 Yumurta  2 Kaşık Oda Sıcaklığında Tereyağ 1 Su Bardağı Şeker 1 Paket Toz Puding Çikolatalı 1 Vanilya 2 Çorba Kaşığı Kakao 1 Paket Eritilmiş Sütlü Çikolata 1 Kabartma Tozu 1 Su Bardağı Süt 2 Bardak Un


Yapılışı :)
Şekeri ,tereyağı ve yumurtalarımızı iyice çırpıyoruz tamamen şekerin erimesi gerekiyor.Ardından sıvıyağ ,vanilya , süt,puding,eritilmiş çikolata ve kakaoyu iyice çırpıyoruz en son kabartma tozunu ve unu koyup çırpıyoruz. Yağlanmış kaba döküyoruz 180 derece fırında 35 dk pişiriyoruz.

Üstündeki sos içinde yine bir paket çikolatamızı benmari usulü eritiyoruz icine yarım çay bardağı süt koyuyoruz bu şekilde donmuyor .

Afiyet olsun (:

25 Ocak 2019 Cuma

Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald

Ocak 25, 2019
Herkese Merhaba :)

Oğuz Atay'ın  kısa öyküler kitabı  Korkuyu Beklerken i okuyordum fakat okuyamadım. Okurken ruhum daraldı bu yüzden de daha sonra okumak için rafa kaldırdım...

Muhteşem Gatsby okumaya  geçtim tek kelimeyle de bayıldım. İlk defa bu kadar gizemli bir karakterle karşılaştım. Gatsby'i aslında komşusu Nick sayesinde tanıyoruz. Nick, muhteşem villada oturan, muhteşem partiler veren komşusu Gatsby i merak eder. Bir gün Gatsby'nin özel daveti üzerine muhteşem partisine katılır.Parti de aslında kimsenin davet edilmediğini Gatsby'i aslında kimsenin tanımadığını fark eder. Çünkü herkes zenginliğinin kaynağı hakkında farklı şeyler söylemektedir. Kulaktan kulağa oyunu gibi düşünebilirsiniz.Aslında Gatsby çok zeki ve saygılı biri Nick'in sonradan hayran olduğu biridir. Nitekim diğer karakterleri okuduğumuzda Daisy ve Tom ikilisini insanların ne kadar yanıltıcı olduğunu görüyoruz.Kendinden başkasını düşünmeyen varlıkları, tek tek olaylar sayesinde tanıyoruz.Hemde bunları dışarıdan Nick'in gözünde olduğu gibi müdahalesiz görüyor ve farkına varıyoruz. Amerikan rüyasındaki bu yozlaşmış yaşamların günümüzde alelade yaşanan şeyler olduğunun da farkına varıyoruz.

Su gibi bir kitaptı aktı gitti. Elinizden düşmeyecek bir olay örgüsüne sahip ve çok kısa  tutulmuş, hiç uzatılmamış önümüze direk konulmuş.Okuduğum en iyi kitaplardan biriydi diyebilirim.
Filmi de var hafta sonu izlemeyi planlıyorum.


'' Onu ne affedebiliyor ne de sempati hissediyordum fakat yaptıklarını kendi gözünde haklı çıkardığını gördüm.Bütün bunlar bir umursamazlık ve kafa karışıklığından başka bir şey değildi. Tom ve Daisy hiçbir şeyi umursamayan insanlardı. Eşyaları,canlıları eziyorlar ve sonra da dönüp paralarına, umursamazlıklarına ya da onları bir arada tutan şey her neyse ona sığınıyorlar ve diğer insanların onların pisliklerini temizlemelerini bekliyorlardı. ''

İşte günümüzdeki bazı kişiler ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi.

''Bizi sürekli geçmişe atan akıntıya karşı mücadele eden gemiler gibiyiz. ''

İyi okumalar dilerim. :)

11 Ocak 2019 Cuma

Film : Canavarın Çağrısı

Ocak 11, 2019

CANAVARIN ÇAĞRISI

Televizyonda açıktı benimde kumandayı alıp kanalı değiştirmeye üşendiğim bir gündü :) Evet şimdi de diyorum ki iyi ki de üşengeçliğim tutmuş. Ne çok ağladım bu filmde küçücük bir çocuğun gerçeklerle savaşıydı. Kendi hayal dünyasında ne büyük yıkımlar yaşadı.

Bir çocuk için aile çok önemlidir. Yuvalar kuruyoruz çocukları düşünmeden parçalıyoruz.Böyle bir filmin bana böyle bir ders vereceğini düşünmezdim. Anne babası boşanmış, annesiyle kalan ve annesinin kanser olmasıyla anneannesiyle yaşamaya başlayan Connor içten içe  babasıyla yaşamak istiyor bir sahnede bunu babasına öyle bir söylüyor ki içinizden diyorsunuz ki herkes baba olamaz. Herkes aile kurmaya layık değildir. Kendi çocuğunu hiç bir yere sığdıramamak yapılan en büyük bencilik ''kendime yeni hayat kurdum'' cümlesinin arkasına sığınmak en büyük zalimlik olsa gerek. Connor küçücük yaşında sadece bunlarla uğraşmıyor hayal dünyasındaki canavarla, okulundaki arkadaşlarının acımasızlığıyla da uğraşıyor. Belki de çocukken çok daha acımasız oluyoruz. Canavar, Connor a 3 hikaye anlatıyor bunların hepsi birbirinden güzel, kesinlikle tavsiye ederim izlemenizi baştan ''bu ne ya'' deyip değiştirmeyin derim. Ayrıca filmin kitabı da var en kısa zamanda okuyacağım :)

İyi seyirler dilerim :)